logo

reklam

BİR HAYALİM VAR


Fahri Erdinç
fahrierdinc@duyarlikapi.com

Oğlum yaralandı. Elinin o şirin, kendi gibi küçük serçe parmağı kapıya sıkıştı ve onu ağlarken gördüğümde kanlar damlıyordu yere. Panikledim. Düştük hastane yollarına. Arabanın arka koltuğunda, eli elimde, mis kokulu başı dudaklarımda, o artık sakinleşip yolu seyrederken, güzel sözler fısıldıyordum ona: “Canım oğlum, bitanem, güzel oğlum.”

Annem ölmüştü. Diyarbakır-Kayseri karayolunda, onu defnetmek için çıktığımız yolda, tüm dünyam alt-üst olmuştu ve aslında zihnim, aklım, beynim gidip gidip geliyordu. Kucağımda iki buçuk yaşında kızım, gülücükler saçıyordu bana, annesine, otobüsteki yolculara. Kendi kendime soruyordum: “Beni niye seviyor ki bu çocuk? Ölmeyecek miyim ben de?”

İnfaz ve koruma memuru Hikmet Bey’in yönetiminde, Eğitim Merkezimizde çalışan tiyatro grubunun (tümü CTE personeli) oyun provasını izliyoruz şaşırarak. Duygulanıyoruz ve hayran kalıyoruz. Ağıtlarla ağlıyoruz. Nedense sağ gözümden akıyor yaşlar. “Demek ki” diyorum, “sol gözüm direkt kalbime bağlı, oradan yaşlar yüreğime akıyor.

Eğitim Merkezinden öğrencilerimizle birlikte kampusa gidiyoruz. Her kurum değerli ama bize en çok kendi kurumumuz güzel görünüyor. Nedeni bina değil tabii, içindeki dostlarımız. Gülen yüzler, sevgiyle bakan hasret dolu gözler. Sohbet ve çaylar. Cezaevinin soğuk duvarları ısınıyor. Daha bir sıcak içerisi.

Öğrencilerimizle birlikte camiaya yeni heyecanlar, yeni yetenekler, yeni değerler katılıyor; kimi keman çalıyor, kimi folkloru seviyor, kimi şiir yazıyor.

L1’den memurumuz Buğra Bey’i kapanış etkinliğimize çağırıyoruz. Aksayan ayağıyla, koltuk değnekleriyle, ameliyatlı ve raporlu haliyle, bağlamasını alıyor, sakallı ve daha karizmatik bir halde çıkıyor sahneye, alıyor bizi Anadolu’ya götürüyor.

Bir hayalim var benim.

On binlerce personelimizin içinde, yüreğin dili demek olan sanatla ilgilenen veya ilgilenmeye istekli pek çok değerli insan olduğunu biliyorum, görüyorum ve buna sonuna kadar inanıyorum.

Yazıma duygularla başladım; sanat, duygulara hitap eder. Cezaevi yönetmek ve orada çalışmak zor iştir. Yıpranan insan, bir şekilde ruhunu onarmalıdır. Sanat, icra eden için de, dinleyen, seyreden, okuyan, hoşlanan için de bir ilaçtır.

Grup CTE gibi, tiyatro gruplarımız gibi örneklerimizin çoğalması benim hayalim. Sanatın ve sporun her alanında var olduğumuz, kendi içimizden çıkardığımız ve Türkiye’ye tanıttığımız değerleri, kurumlarımızda, kampuslarımızda personelimize de seyrettirdiğimiz günleri görmek istiyorum. “İki saz dıngırdatmakla bir şey mi yapıyorum zannediyorsun? Geç nöbete” benzeri cümleleri duymak istemiyorum. Sanat eserinin oluşmasının, fırında tavuk pişirmeye benzemediğini hatırlatmak istiyorum.

Bir hayalim var benim.

Ve hayalimin yavaş yavaş gerçekleşmekte olduğunu görüyorum.

Etiketler: » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

#

BİR HAYALİM VAR” için 9 Yorum

  1. 04 Eylül 2014’ten beri benim de bir hayalim vardı :)
    Yazılarınızı okumak güzel…

  2. Vedat : diyor ki:

    “Nerede bir türkü söyleyen varsa korkma, yanına otur. Kötü insanların türküleri yoktur!” diye ne güzel söylemiş Neşet Usta. Sanatla uğraşan, bir şekilde kenarından, kıyısından geçen teşkilatımızın degerli personeli daima renk katacaktır hayata. Hayallerimizin gerceklesmesi umuduyla saygılar Fahri Müdürüm.

  3. Sibel İlbay : diyor ki:

    Ne güzel yazmışsınız… Tebrikler…Oralarda hayaller gerçek olabiliyor. Ama buralarda hayaller kuran ve projeler üretenleri nasıl sindirip nasıl ezeceklerini şaşırıyorlar. Selam ve saygılar…

  4. Müdürüm belki kişiler açısından yorumlar değişebilir ama şunu söylemek isterim.Sizin gibi insanları zorluk derecesi yüksek olan bu gibi kurumlarda tanıyabilmek,en azından bir selam verip alabilecek kadar paylaşımda olabilmek,yazılardaki insanlığa yapılan duygu ağırlıklı vurguları görebilmek;başta dediğim gibi düşünceler değişebilse de kişiye göre bizlere bazen anlık ta olsa mutluluk,ferahlama biraz daha sosyal anlamlı ve insani duygulu bakabilme durumu oluşturuyor.Saygılarımla müdürüm..

  5. duygusal yazıların için teşekkürler, ünyeden selam ve saygılar sevgili kardeşim

  6. Ölü BEDEN : diyor ki:

    Benim TEK hayalim var kurum değiştirmek onun içinse bir MUCİZE lazım….
    Şimdi pasta yiyorum….

  7. Benimde bir hayalim var sizin gibi degerli bir müdürle bir gün ayni yerde calismak….

  8. serdar ozbek : diyor ki:

    benimde bir hayalim vartek ve sadece bir tane….KURUM DEĞİŞTİRME İHTİMALİ…..

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • OKURYAZAR OLMAK İSTİYORUM

    02 Mart 2017 Köşe Yazıları

    Okumazsak, fakirler(!) canımıza okuyacak. - Göreviniz/mesleğiniz nedir? - Öğretmenim... - Hangi okuldasınız hocam? - Okulda değil, ceza infaz kurumunda öğretmenim. - Nasıl yani? Mahkumlara okuma-yazma mı öğretiyorsunuz? Bütün tanışmalar bu diyologlar ile başlayıp bu minvalde devam ediyor. Bu diyologların arkasından şu monolog geliyor: - Okuma ve yazma öğretmek değil, okumayı ve yazmayı öğrenmek; "okuryazar" olmak istiyorum. Ama benim "okuryazar"lıktan kastım adını soyadını yazabilmek değil tabi ki... Yazmak, bir merak işidir. Kalemini...
  • HAK VE ADALET PEŞİNDE

    26 Şubat 2017 Ceza İnfaz Personeli, Cezaevi Haberleri, Diğer Haberler, İnfaz ve Koruma Memurları, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Üst Manşet

    Daha önce birçok yazımızda, özellikle vardiyalı çalışılan meslek gruplarında karşılaşılan sağlık sorunlarını dile getirmiştik. Uzun süre gece vardiyasında çalışan kişilerde stresten kaynaklı kalp ve damar rahatsızlıkları, romatizma, siyatik, uyku bozuklukları gibi çok sayıda hastalığın görüldüğü çeşitli araştırmalarla kanıtlanmıştır. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından 2004 yılında başlatılan ve 2010 yılında tamamlanan bir akademik araştırmada, polisin gece saat 22.00 ile 03.00 arasında uyumadığı için; bu saatle salgılandığı belirtilen, s...
  • İLK ÇAĞLARDA CEZAEVİ -3

    05 Şubat 2017 Köşe Yazıları

    İslamiyet Öncesinde Cezaevleri. Kur'an ayetlerinden de anlaşıldığı kadarı ile eski medeniyetlerde hapishanelerin, yerleşik sisteme geçmiş, belirli ölçüde gelişmiş bir hukuk sistemine sahip bölgelerde var olduğunu söylememiz mümkündür. Ancak bu hapishanelerin, suçluyu cezalandırma ve topluma kazandırma işlevinin dışında cezası kesinleşip, infaz gerçekleştirilene kadar, suçlunun bekletildiği mekânlar olduğu anlaşılmaktadır. Eski ve Yeni Ahitte geçen hapishane anlatımı ile Kuran’daki anlatım birbiri ile örtüşmektedir. Hz. Yusuf ve Musa'nın haps...
  • İSLAM İNSAN VE BİLİM

    05 Şubat 2017 Köşe Yazıları

    İslam ve İnsan   Birkaç asırdır Müslümanların bilimde biraz geri kalmışlığı beraberinde İslam ve bilim tartışmalarını ortaya atılmasına neden olmuş, bazı art niyetli kişiler tarafından Müslümanlar gerici, yobaz olarak lanse edilerek bunun sebebinin İslam olduğu söyleme cüreti  göstermiştir.  Oysa hakikat hiçte öyle değildir. Müslümanların insanlığa yaptıkları hizmetleri anlatan  ciltlerce kitap vardır. Ancak bu yapılanlar dönem dönem büyük sansürlere uğramış yada batılılar  tarafından çalınarak kendi isimleriyle kendileri tarafından üretilmiş...