logo

reklam

DUYARLI KAPI DÖRT YAŞIDA


Cem Alemdar ALBAYRAK
alemdar@duyarlikapi.com

15 Mart tarihinin bizdeki heyecanı çok farklı.

15 Mart 2011′ de www.ctehaber.com adıyla kurulan ve bir süre sonra elde olmayan sebeplerden dolayı adı www.duyarlikapi.com olarak değiştirilen sitemizi dört yıldır büyük bir heyecanla okurlarımızla buluşturuyoruz.

Basın yayın işini mayınlı tarlaya benzetirim. Söz konusu bizim camianın haberleri olunca oldukça riskli bir iş. Her an havaya uçma tehlikesi var. Ama bu işin de yapılması, özellikle de böyle bir haber sitesinin açılması gerekiyordu. Biz iki kişi Hilmi ve ben birlikte yola çıkmaya karar verdik. Önce sitemizin ismini CTE haber koyduk daha sonra Duyarlı Kapı olarak değiştirmek zorunda kaldık.

Duyarlı Kapı tam dört yıldır, facebook gibi sosyal paylaşım sitelerine kurduğumuz haber siteleri de 7 yıldır hizmet veriyor. Tüm bu yıllar boyunca personelimizi, kurumlarımızı, onların yerine getirdiği sosyal ve kültürel etkinlikleri tanıttık. İyi haberlerimizi yayarak moral motivasyonumuzu artırmaya, kendimizi dış dünyaya tanıtmaya çalışırken yaşadığımız acı olayları paylaşarak üzüntümüzü azaltmaya çalıştık. Bunda da başarılı olduğumuzu düşünüyorum.

Birkaç örnek vermek istiyorum. Eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in bahçıvanın ölüm haberi google’da vardı, ama maalesef görevi başında yaşamını kaybeden veya yaralanan bir infaz ve koruma memuru haberi yoktu. Toplum bizi tanımadığı gibi google da tanımıyordu. Sitemiz yayına girdiğinde ise eşi vefat eden bir  başmemur abimize dostları  Rusya’dan, Avustralya’dan başsağlığı diledi.

Üniformalarımız tasarlanırken haberler yaptık, ayrıca okuyucu yorumlarımızı derleyerek haber yaptık. O haberde önceki tasarımda üniformada yer almayan isim ve bayrak olması gerektiğini  sizlerin yaptığı yorumlarla haberleştirdik. Çok sürmedi; üniformalara isim ve bayrak eklendi.

Dedik ya mayınlı bir tarlada yürümek  bu iş, çok dikkatli olmaya çalışıyorduk Haydar hocamız bir gün sohbetimize büyük riskler alıyorsunuz, bu işi mutlaka hukuki ve sağlam zemine oturtun diyordu. Herkes aynı şeyi söylüyordu.

Bir gün eğitim biriminde kitapları uyap’a işlerken bir telefon geldi; o zamanın Eğitim Daire Başkanı Sayın Vehbi Kadri Kamer bey telefondaydı.  Eyvah dedim, hapı yuttuk! Acaba nerede hata yaptım diye düşündüm. Konuşma esnasında birkaç soru sordu, kem küm ettim. Tedirgindim, çünkü geçmişte duyduklarımız, bildiklerimizden öğrendiğimiz; amirler memurları  hep cezalandırmak için arar, sorar. Ama korktuğumuz olmadı, kendisi yaptığımız iş için güzel ve çok faydalı iş yapıyorsunuz diyerek tebrik etti. Hatta, yapma payınız bile var, yolunuza devam edin diyerek bizi yüreklendirdi.

Bir başka destekçimiz Cipder Genel Başkanı Bekir Alanoğlu ve Levent Preveze ile yönetim kurulu. Duyarlı kapıyı her zaman destekledi. Cipder olmasaydı sitemiz bu kadar kısa sürede  etkin olamazdı. Bunu herkesin bilmesi lazım.

Binlerce haberle 4 yıl geçti. Dile kolay… Site sahibi olarak ceza infaz kurumu personellerine yazdık, herkes sahiplensin, herkes desteklesin çünkü biz bir topluluğun sesi olmak için yola çıktık. O topluluğun yanınızda olması gerekiyor, çünkü bu işler bir iki kişiyle olacak iş değil, bunu çok iyi biliyorduk. Personelimizin bize olan desteği ne kadar çok olursa o kadar çok okuyucuya ve aynı zamanda topluma ulaşacaktık.  Velhasıl kendimizi anlatmak için büyük bir yol kat ettik, şu an güzel bir yerdeyiz ama aşılacak daha çok yolumuz var.

Sadece personel ile  kurumlarımızın tanıtımı için çalıştık. Gelişmelerin yalınlığının, doğruluk değerinin okuyucuda ve toplumumuzda karşılığını bulduğuna inanıyoruz. CTE personelinin menfaatlerinin korunması en büyük arzumuzdur.

Çünkü biliyorduk ki personelimizin ve kurumlarımızın doğru tanıtımı ile toplumumuzun ön yargılı olumsuz bakışlarını yenersek hepimiz büyürüz. Olumsuz bir durum hepimizin kaybı, bir kazanç hepimizin kazancıdır.

Bizim bu yönde yeni hedeflerimiz var. O hedeflere sizlerle birlikte yürüyeceğiz. Saygılarımla.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • OKURYAZAR OLMAK İSTİYORUM

    02 Mart 2017 Köşe Yazıları

    Okumazsak, fakirler(!) canımıza okuyacak. - Göreviniz/mesleğiniz nedir? - Öğretmenim... - Hangi okuldasınız hocam? - Okulda değil, ceza infaz kurumunda öğretmenim. - Nasıl yani? Mahkumlara okuma-yazma mı öğretiyorsunuz? Bütün tanışmalar bu diyologlar ile başlayıp bu minvalde devam ediyor. Bu diyologların arkasından şu monolog geliyor: - Okuma ve yazma öğretmek değil, okumayı ve yazmayı öğrenmek; "okuryazar" olmak istiyorum. Ama benim "okuryazar"lıktan kastım adını soyadını yazabilmek değil tabi ki... Yazmak, bir merak işidir. Kalemini...
  • HAK VE ADALET PEŞİNDE

    26 Şubat 2017 Ceza İnfaz Personeli, Cezaevi Haberleri, Diğer Haberler, İnfaz ve Koruma Memurları, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Üst Manşet

    Daha önce birçok yazımızda, özellikle vardiyalı çalışılan meslek gruplarında karşılaşılan sağlık sorunlarını dile getirmiştik. Uzun süre gece vardiyasında çalışan kişilerde stresten kaynaklı kalp ve damar rahatsızlıkları, romatizma, siyatik, uyku bozuklukları gibi çok sayıda hastalığın görüldüğü çeşitli araştırmalarla kanıtlanmıştır. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından 2004 yılında başlatılan ve 2010 yılında tamamlanan bir akademik araştırmada, polisin gece saat 22.00 ile 03.00 arasında uyumadığı için; bu saatle salgılandığı belirtilen, s...
  • İLK ÇAĞLARDA CEZAEVİ -3

    05 Şubat 2017 Köşe Yazıları

    İslamiyet Öncesinde Cezaevleri. Kur'an ayetlerinden de anlaşıldığı kadarı ile eski medeniyetlerde hapishanelerin, yerleşik sisteme geçmiş, belirli ölçüde gelişmiş bir hukuk sistemine sahip bölgelerde var olduğunu söylememiz mümkündür. Ancak bu hapishanelerin, suçluyu cezalandırma ve topluma kazandırma işlevinin dışında cezası kesinleşip, infaz gerçekleştirilene kadar, suçlunun bekletildiği mekânlar olduğu anlaşılmaktadır. Eski ve Yeni Ahitte geçen hapishane anlatımı ile Kuran’daki anlatım birbiri ile örtüşmektedir. Hz. Yusuf ve Musa'nın haps...
  • İSLAM İNSAN VE BİLİM

    05 Şubat 2017 Köşe Yazıları

    İslam ve İnsan   Birkaç asırdır Müslümanların bilimde biraz geri kalmışlığı beraberinde İslam ve bilim tartışmalarını ortaya atılmasına neden olmuş, bazı art niyetli kişiler tarafından Müslümanlar gerici, yobaz olarak lanse edilerek bunun sebebinin İslam olduğu söyleme cüreti  göstermiştir.  Oysa hakikat hiçte öyle değildir. Müslümanların insanlığa yaptıkları hizmetleri anlatan  ciltlerce kitap vardır. Ancak bu yapılanlar dönem dönem büyük sansürlere uğramış yada batılılar  tarafından çalınarak kendi isimleriyle kendileri tarafından üretilmiş...