1 2 3 4 5

YAZARLAR

OLAN YİNE İNFAZ VE KORUMA MEMURUNA OLUYOR!

07 Ağustos 2012
Yazı Boyutu: A+ A-
Cem Alemdar Albayrak alemdar@duyarlikapi.com

 

 

Bir ceza infaz kurumu çalışanı olarak hangi konuya değineceğimi, hangisinden başlayacağımı şaşırıyorum; gündemimizdeki sorunlar o kadar çok ki...

Cezaevi çalışanlarının ve özellikle de infaz ve koruma memurlarının sorunlarını yaza yaza, konuşa konuşa bir hal olduk. Sorunların çözümünde ise bir türlü kördüğüm çözülemiyor. Bir ucundan başlansa belki gerisi çorap söküğü gibi gelecek ama o da başlamıyor. Cezaevi çalışanlarının sorunları ile ilgili adım atabilmek için bir takım hazırlıklar yapıldı deniyor fakat bugüne kadar bir mesafe kat edilemedi.

Bununla birlikte cezaevi çalışanları ve infaz ve koruma memurlarının yaşadığı sorunlar da giderek artıyor. Çalışanlarımızın mücadele ettiği başlıca sorunlar şöyle:


- Yoğun iş stresi nedeniyle görülen ve bazen intihara bile sürükleyebilen psikolojik rahatsızlıklar (ki genellikle bu rahatsızlık ailelerine sirayet etmektedir).

 

 

-Güneş ışığından ve temiz havadan yoksun çalışma ortamları nedeniyle artan sağlık problemleri ve buna paralel olarak artan ilaç kullanımı.

 

 

-Bir türlü düzeltilemeyen imaj ve değer kazanamayan toplumsal statü.

 

 

-Kimi zaman kamuoyunu, kimi zaman yargıyı etki altına almak için medyayı baskı unsuru olarak kullanan ve bu şekilde bazen bir ideolojiyi öne çıkarmak, bazen de sadece ticari kaygı ile hareket eden birtakım basın kuruluşları.

 

 

-Siyasetçilerin, bürokratların ve aydınların yeterince sahip çıkmaması nedeniyle çalışanlarımızın sürekli itilip kakılan, birçok olayda günah keçisi yapılan bir durumda olması.


Son üç maddeye dikkatinizi çekmek istiyorum. Geçen hafta ulusal bir gazetede bir derneğin inanılması güç olan bir iddiası haber yapılmış. Yayımlanan haber başlığı "Cezaevi personeline caza yok." Şeklinde idi. İçeriğinde ise Bakanlığın son 9 yılda cezaevlerinde görev yapan personel hakkında açılan davalarda sadece 27 kişiye hapis cezası verildiği şeklindeki açıklaması yer alıyor. Buraya kadar sıkıntı yok. Ancak haberin içeriğinde bir dernek tarafından yapılan açıklama ilginç:

 

“ÇHD yöneticisi Evrim Deniz Karatana, Adalet Bakanlığı’nın açıklamalarının devletin cezaevi personeline karşı bir “cezasızlık politikası” sürdürdüğünün kanıtı olduğunu söyleyerek şöyle konuştu: “Cezaevi personeline ilişkin işkence ve kötü muamele, hak gaspı uygulamalarına karşı açılan davaların cezasız kalması, söz konusu personele bir koruma kalkanı uygulandığını göstermektedir. Mevzuatta gerekli düzenlemeler bulunmasına rağmen yargı, cezaevi personelini açık bir şekilde koruma altına almıştır. Bu cezasızlık politikası ile cezaevlerindeki hukuka aykırılıkların önüne geçmek mümkün değildir.”


Haberin içinde yukarıda yazılan derneğin açıklamasını yayımlayarak cezaevi personeline ceza verilmiyor şeklindeki; sadece bir istatistiği yorumlayarak, dayanaktan yoksun ve bağımsız yargı organlarını töhmet altında bırakacak açıklamalar, karar aşamalarında olan davaları ve devam eden davaları da etki altına almaya yönelik yapılan talihsiz bir açıklama olduğu aşikardır.

Bunun yanında yine Türkiye’nin köklü bir gazetesinin “müdürü kurtarma operasyonu…” başlığıyla taraflı bir gözle yaptığı çok açık olarak anlaşılan haber, şu an yargılama süreci devam eden bir davayı etkileyebilecek olması nedeniyle hem hukuka, hem de meslek etiğine aykırıdır.

Bu tür haberler, son yıllarda ceza infaz kurumlarında yaşanan değişim, gelişim ve başarının; dolaylı olarak da ülkenin başarısının görülmemeye, gölgelenmeye, saptırılmaya çalışıldığı gösteren işaretlerdir.

 

Bu tür haberler sadece bugüne has değil. Geçmişte de bazı basın organlarının cezaevi çalışanları üzerinde kurdukları baskıları hep okuduk ya da izledik. Konuya yeterince hakim olmadan, gerekli araştırma yapılmadan yapılan bu haberler, cezaevi çalışanlarının ve çalıştıkları kurumlarının itibarını çok feci zedeleyecek, personelin moral, motivasyon ve psikolojik durumunu olumsuz etkileyecektir.

 

Peki, niye acaba bu olaylara tek taraftan bakılıyor?


Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü/tutukluların ilgili kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine göre temel haklarının korunması ile ceza infaz kurumlarında emniyet ve asayişin sağlanması arasındaki hassas dengeyi korumayı amaçlayan infaz ve koruma memurluğu bir “kariyer mesleğidir.” CTE Teşkilatı da, Ülkemizdeki ceza infaz kurumlarının güvenliğinin sağlanması; cezaevleri ile ilgili kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine göre hükümlü/tutukluların infaz ve ıslah ile birlikte tekrar suç işlenmesinin önlenmesi, çağdaş ceza infaz sisteminin adaletli bir şekilde gerçekleştirilmesi, hükümlü/tutukluların kanun, tüzük ve yönetmelikler çerçevesinde temel haklarının korunması, demokrasimizin geliştirilmesi adına kamu hizmeti sunan kuruluşlardan biridir. Cezaevlerinin, bulunduğu toplumun aynası durumunda olan kurumlar olduğu göz önüne alındığında, hizmetin kalitesinin daha da arttırılması için CTE Teşkilatına ve personeline de aynı oranda değer ve destek verilmesi aslında toplumsal bir görevdir de… Bu önemli görevin bir parçası da basın kuruluşlarına aittir.

 

 

Şimdi, Bakanlığımızın açıkladığı rakamlara bir de farklı bir yönden bakalım:

Bildiğiniz gibi, Adalet Bakanlığı, son 9 yılda cezaevlerinde görev yapan personel hakkında açılan davalarda sadece 27 kişiye hapis cezası verildiğini açıkladı. Bu istatistikler de göstermektedir ki son 9 yılda cezaevi yönetimleri ve çalışanları açısından iddia edilen hak ihlalleri konusundaki iddialar hukuken asılsızdır. Sayıları 40 000’i bulan cezaevi personelinden ceza alan sayısındaki azlığın bence temel nedeni, cezaevlerinde son yıllarda yaşanan değişim ve gelişimle beraber, Adalet Bakanlığı Personel Eğitim Merkezlerinde personele verilen eğitimlerdir. Bu rakamlar aslında cezaevlerinin olumlu yol kat edildiğini gösteriyor.

 

Yazımı sonlandırırken Yasin Kart arkadaşımızın yukarıda anılan habere sosyal paylaşım sitemizde yaptığı o anlamlı yorumla bitiriyorum; “her şeye rağmen dar maltalarda büyük sevgi adımlarını atmaya devam edeceğiz… İnadına insan sevgisi…

 



 

Bu haber 4839 kez okunmuştur.
Adınız Soyadınız
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz Maksimum 1000 karakter
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Yorumlar

4

Onay Bekleyenler

0
  Yükleniyor...