logo

reklam

YİNE Mİ DIŞARIDAN ALIM ?


Mustafa Murat ÇEPNİOĞLU
m_murat_cepnioglu@hotmail.com

Birkaç aylık bir aradan sonra yine; emektar, cefakâr ceza infaz personeli arkadaşlarımın duygularına tercüman olmak düşüncesiyle kalemi elime aldım. Çünkü 50 bin  kişilik dev bir aile olan bizleri bizlerden başka anlayanın olmadığı düşüncesindeyim.

Malumunuz olduğu üzere 9-11 Mayıs 2016 tarihleri arasında İzmir’in Çeşme ilçesinde 6. kurum müdürleri değerlendirme toplantısı yapıldı.

Toplantıda ele alınan konulardan biri; görevde yükselme yoluyla 75 ikinci müdür, 75 idare memuru, 25 sayman, 250 infaz ve koruma başmemuru, unvan değişikliği yoluyla da 40 Sosyolog, 40 Öğretmen, 18 Mühendis, 120 Teknisyen, 20 Sağlık Memuru alımı yapılmasının planlandığı idi. Tabiî ki bunlar şu aşamada bir planlama olarak gözükmektedir. Fakat ihtimal odur ki üç aşağı beş yukarı bu sayıya yakın alımlar olacaktır.

İşin sıkıntılı noktası ise, idare memurlarının görevde yükselme sınavı ile ceza infaz kurumlarında görev yapanlardan alınması yerine, geçmişte olduğu gibi dışarıdan alım yoluyla atanacağıyla ilgili bazı dedikoduların dolaşıyor olması. Hani diyorum ya dedikodu. Fakat dedikodusu bile kötü. Şayet dedikoduysa -ki gönlümüzden geçen budur- sorun yok. Eğer gerçekliği varsa bu fikirden vaz geçilmesi personel verimliliği bakımından isabetli bir karar olacaktır.

2014 yılında Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Personeli Görevde Yükselme Yönetmeliğinde yapılan düzenlemeye göre; İdare memurluğu kadrosuna atanabilmek için; Eğitim uzmanı, psikolog, sosyal çalışmacı, sosyolog, öğretmen olarak toplamda en az üç yıl veya infaz ve koruma başmemuru, ambar memuru, cezaevi kâtibi, infaz ve koruma memuru, memur, santral memuru, sağlık memuru, satın alma memuru, şoför, tahsildar, teknisyen, bilgisayar işletmeni, veri hazırlama kontrol işletmeni ve veznedar unvanlarında toplam beş yıl hizmet süresi bulunmak şartı getirilmişti. Personeli memnun eden bu düzenlemenin bu şekliyle kalması temennimizdir.

Ceza infaz kurumlarının kahrını çeken, kendine has bir tanımı dahi olmayan, hem işyerinde  hem dışarda enva-i çeşit psikolojik, fizyolojik, ruhi, sıhhi sıkıntıya göğüs germek durumunda olan personel arkadaşlarımızın kendi kurumlarında liyakat çerçevesinde yükselebilmeleri en tabii haklarıdır.

Şu bilinmelidir ki; DEĞER VERİLMEYEN PERSONELİN İŞİNDE LİYAKAT GÖSTERMESİNİ BEKLEMEK HATA OLUR. Zira çalışma ortamımızda en çok sorun yaşadığımız şey bu.

Mustafa Murat ÇEPNİOĞLU
İnfaz ve Koruma Başmemuru

Etiketler: » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

#

YİNE Mİ DIŞARIDAN ALIM ?” için 6 Yorum

  1. NUH : diyor ki:

    dışarıdan alımlardan nasıl bir avantaj varmış ki böyle bir şey düşünülüyor? kurumlarımızı bilen mesleğin ruhuna hakim arkadaşlarımızın yükselmesinde nasıl bir zarar görülmüş ki bu yöntemden vazgeçilmek isteniyor?

  2. mehmet san : diyor ki:

    tam saçmalık ya.yıpranmayı verme önümüzü kes,2 yıl öncesi yönetmeliğe geri dön.bari saymanı,öğretmeni,den.şefini hatta 2.müd.dışardan al…

  3. Mehmet : diyor ki:

    Lütfen ama lütfen böyle bir şey yapılmasın. Kendimizi geliştirmek için çok çabalıyorken, ideallerimiz varken lütfen hedeflerimizin önüne set çekilmesin.

  4. Emre : diyor ki:

    ”…. cefakâr ceza infaz personeli arkadaşlarımın duygularına tercüman olmak düşüncesiyle kalemi elime aldım”

    Ceza İnfaz Kurumu personelleri cefakâr mıdır? Cefakârsa bu düşüncenin altını doldurabilir misiniz?

  5. aydın : diyor ki:

    yönetici pozisyonundaki idarecilerin bu zihniyet devam ettiği sürece dışarıdan alınmasını destekliyorum çünkü kurumda görevde yükselmelerin sebebi zamanında bana yapılan yönetim sultaları idareci yanlışları ben yaptım oldu zihniyetinin el değiştirerek devamını sürdürme zihniyetidir kuruma verebileceği yeni bir anlayış bir vizyon yapılan yanlışları dur diyerek yenilikçi bir ve sürdürülebilir bir yönetim ve organizasyon düşüncesi ve mantığı ile yapılan başvuru ve yönetici adaylığı değildir ki o yüzden dışarıdan gelen yöneticiler cezaevi hiyerarşi si dışında olduğu icin bakış acıları yönetim anlayışları çağdaş yönetim ve modern liderliğe daha yakındır olması gerekende budur.ben bu kurumda 12 yıldır hiçbir görevde yükselmek isteyen personel arkadaşımdan şu alanda yanlışlık var bunu şu şekilde düzeltmek gerekir sözünü duymadım söyleyen birkaç kişiyede uzaydan gelmiş gibi bakıldığına şahitim

  6. Şimdi artık kelimeler yetersiz anlamı yok
    Yitirmişiz anılarla beraber faydası yok
    Gel bunları bırakalım artık bir tarafa
    Gerçeği görmeliyiz dostum başka çaresi yok

    Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler
    Şimdi bana seninle bir ömür vadetseler
    Şimdi bana yeniden ister misin deseler
    Tek bir söz bile söylemeye hakkın yok

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • OKURYAZAR OLMAK İSTİYORUM

    02 Mart 2017 Köşe Yazıları

    Okumazsak, fakirler(!) canımıza okuyacak. - Göreviniz/mesleğiniz nedir? - Öğretmenim... - Hangi okuldasınız hocam? - Okulda değil, ceza infaz kurumunda öğretmenim. - Nasıl yani? Mahkumlara okuma-yazma mı öğretiyorsunuz? Bütün tanışmalar bu diyologlar ile başlayıp bu minvalde devam ediyor. Bu diyologların arkasından şu monolog geliyor: - Okuma ve yazma öğretmek değil, okumayı ve yazmayı öğrenmek; "okuryazar" olmak istiyorum. Ama benim "okuryazar"lıktan kastım adını soyadını yazabilmek değil tabi ki... Yazmak, bir merak işidir. Kalemini...
  • HAK VE ADALET PEŞİNDE

    26 Şubat 2017 Ceza İnfaz Personeli, Cezaevi Haberleri, Diğer Haberler, İnfaz ve Koruma Memurları, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Üst Manşet

    Daha önce birçok yazımızda, özellikle vardiyalı çalışılan meslek gruplarında karşılaşılan sağlık sorunlarını dile getirmiştik. Uzun süre gece vardiyasında çalışan kişilerde stresten kaynaklı kalp ve damar rahatsızlıkları, romatizma, siyatik, uyku bozuklukları gibi çok sayıda hastalığın görüldüğü çeşitli araştırmalarla kanıtlanmıştır. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından 2004 yılında başlatılan ve 2010 yılında tamamlanan bir akademik araştırmada, polisin gece saat 22.00 ile 03.00 arasında uyumadığı için; bu saatle salgılandığı belirtilen, s...
  • İLK ÇAĞLARDA CEZAEVİ -3

    05 Şubat 2017 Köşe Yazıları

    İslamiyet Öncesinde Cezaevleri. Kur'an ayetlerinden de anlaşıldığı kadarı ile eski medeniyetlerde hapishanelerin, yerleşik sisteme geçmiş, belirli ölçüde gelişmiş bir hukuk sistemine sahip bölgelerde var olduğunu söylememiz mümkündür. Ancak bu hapishanelerin, suçluyu cezalandırma ve topluma kazandırma işlevinin dışında cezası kesinleşip, infaz gerçekleştirilene kadar, suçlunun bekletildiği mekânlar olduğu anlaşılmaktadır. Eski ve Yeni Ahitte geçen hapishane anlatımı ile Kuran’daki anlatım birbiri ile örtüşmektedir. Hz. Yusuf ve Musa'nın haps...
  • İSLAM İNSAN VE BİLİM

    05 Şubat 2017 Köşe Yazıları

    İslam ve İnsan   Birkaç asırdır Müslümanların bilimde biraz geri kalmışlığı beraberinde İslam ve bilim tartışmalarını ortaya atılmasına neden olmuş, bazı art niyetli kişiler tarafından Müslümanlar gerici, yobaz olarak lanse edilerek bunun sebebinin İslam olduğu söyleme cüreti  göstermiştir.  Oysa hakikat hiçte öyle değildir. Müslümanların insanlığa yaptıkları hizmetleri anlatan  ciltlerce kitap vardır. Ancak bu yapılanlar dönem dönem büyük sansürlere uğramış yada batılılar  tarafından çalınarak kendi isimleriyle kendileri tarafından üretilmiş...